Brand logo light

Kuran Öğretenlere ve Okuyanlara Hapis Cezası

Kuran Öğretenlere ve Okuyanlara Hapis Cezası
Kemalizm ve Müslümanlara Yönelik Sistematik Zulüm: 1933 Mehmet Resul Efendi Davası

Kemalizm ve Müslümanlara Yönelik Sistematik Zulüm: 1933 Mehmet Resul Efendi Davası 1933… Anadolu’nun bir köşesinde, evinde Kur’an öğreten bir hoca, Mehmet Resul Efendi, suçlu muamelesi görüyordu. Dini eğitim vermek, o dönemde bir “suç” sayılıyor, Müslümanlık adeta cezalandırılıyordu. İstanbul Birinci Ceza Mahkemesi, Mehmet Resul Efendi’nin ders verdiğine dair tek bir delil bulunamadığını saptayarak onu serbest bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu beraat, Kemalizm’in Müslümanlara yönelik baskı ve zulümlerinin yalnızca küçük bir örneğiydi. Peki Mehmet Resul Efendi’yi kim şikayet etti? Cumhuriyet rejiminin ilanından sonra Türkiye’ye yüzbinlerce Yahudi getirildi, bunların önemli kimselerini Devletin kritik noktalarına yerleştirildikten sonra kalan diğer kesimlerini ise şehirlere dağıttılar. Türkiye’nin hemen, hemen tüm yetkilerini ele geçiren Yahudiler, bu sırada diğer Gayrimüslim azınlıkla da kaynaşmıştı ve Türk/Müslüman milletine nefes aldırmamaya kararlıydılar, böylece bitirdikleri düşündükleri İslamiyet ve Müslümanlığın kalan kısmı da ya yok olacaktı, ya da asimile olacaktı. Bu azınlık seferber olup Kuran okunduğu ve öğretildiği şüphelendikleri tüm evleri ve kişileri ifşa ediyorlardı. Müslüman kılığında abdestsiz şekilde Camilere gidip Arapça okunup okunmadığını öğrenmeye ve okunan Camilerdeki İmamları ve Müezzinleri ispiyon edip hapse atılmalarını ve böylece görevlerine son verilmesini sağlamaya çalışıyorlardı. Yahudi ve diğer azınlık Gayrimüslimler böylelikle İslamiyet’i ve Müslümanlığı içten içe bitireceklerdi, Türk/Müslüman milleti ya yok olacak, ya da asimi olacaklardı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında İslam’a karşı yürütülen bu sistematik politikalar, açık ve acımasızdı: Hilâfet ilga edildi, İstiklâl Mahkemeleri kuruldu, şapka giymeyenler infaz edildi. Mustafa Kemal Atatürk’ü bir peygamber olduğu ve adına Atatürk’ün peygamber olduğunu ifade eden ezanlar yazıldı ve bakanlık onaylı kitap veyahut dergilerde basıldı. Müslüman kadınların başörtüleri zorla çıkarıldı; İslam harfleri yasaklandı; ezan, tekbir, kamet, sala ve hutbe Türkçeleştirildi. Kurallara uymayanlar dersdest edildi. Hacca ve umreye gitmek yasaklandı, Ayasofya müzeye çevrildi, cami ve mescitler ahıra dönüştürüldü, tekkeler kapatıldı. Kur’an-ı Kerim’in basılması ve öğretilmesi yasaklandı; vakıflar kapatıldı ve direnenler ağır cezalarla susturuldu ya da infaz edildi. O dönemin Vakit gazetesinde yayımlanan bir haber, bu baskıların boyutunu gözler önüne sermektedir. Haberin başlığı “Arap Harfleriyle Ders” olup şöyle denmektedir: “Evinde Arap harfleriyle ders verdiği noktasından muhakeme edilen Mehmet Resul Efendi aleyhindeki dava, İstanbul Birinci Ceza Mahkemesi’nde dün bitmiştir. Mehmet Resul Efendi’nin ders verdiği sabit olmamış, beraati kararlaştırılmıştır.” Evinde Kur’an öğrettiği için suçlu muamelesi görmek ve Arap harfleriyle ders verdiği gerekçesiyle yargılanmak, Kemalizm’in Müslümanlara karşı sistematik ve planlı bir zulüm uyguladığını göstermektedir. Mehmet Resul Efendi’nin beraatı, baskıların ve yasakların yoğunluğunu değiştirmemiş, yalnızca görünürde bir hukuki sonuç üretmiştir. Kemalizm, genç kuşakların zihnini manipüle ederek bu tarihi gerçekleri unutturmaya çalışsa da, zulüm tarihimiz silinemez. Müslüman toplulukların inanç ve kültürüne uygulanan bu baskılar, yalnızca geçmişin bir parçası değil, aynı zamanda bugünün hafızasında da canlı bir uyarıdır. Bu olay, Müslümanlara ve İslam’a karşı yürütülen sistematik politikaların simgesidir ve tarihin doğru anlaşılması için hatırlanması elzemdir. Kaynaklar: Vakit Gazetesi, “Arap Harfleriyle Ders”, 1933. Tarık Zafer Tunaya, İslamcılık Cereyanı, Baha Matbaası, İstanbul, 1962, s.191. Altan Öymen, Değişim Yılları, Doğan Kitapçılık, İstanbul, 2004, s.483–496.   TEVHİD-İ EFKAR  - KAYNAK  -  HABER  - GAZETE  -  İÇERİK  -  Tevhîd-i Efkâr, Tevhidi Efkar, Tevhid-i Efkar

Adminator Kasım 25, 2025 0
Kızılay Web Banner 950X100