Brand logo light

Sultan III Osman Kimdir - Hayatı - Biyografisi

Sultan III Osman
III Osman Kimdir - Hayatı - Biyografisi

III. Osman (1699-1757) – Osmanlı Padişahı III. Osman, 3 Ocak 1699’da Edirne Sarayı’nda doğdu. Babası II. Mustafa, annesi ise Şehsuvar Vâlide Sultan’dır. 1703’te babasının Edirne Vak‘ası sonrası tahttan indirilmesi üzerine küçük Osman, Topkapı Sarayı’ndaki Şimşirlik Dairesi’ne gönderildi. Diğer şehzadelerle birlikte 17 Nisan 1705’te gizlice sünnet edildi. 1712’de III. Ahmed’in Edirne’ye gitmesi sırasında padişahın maiyetinde yer aldı ve ilerleyen yıllarda onun şehir içi ve dışı gezilerine katıldı. Ağabeyi I. Mahmud’un 1730’daki cülûsuyla birlikte, tahtı bekleyen en büyük şehzade konumundaydı. Bu uzun dönemde “pîştahta” adı verilen taşınabilir yazı masaları ve çekmecelerle ilgilenmiş olsa da, hakkında fazla detay bulunmamaktadır. I. Mahmud’un vefatı üzerine 14 Aralık 1754’te tahta çıktı. Osmanlı tarihinde en uzun süre Şimşirlik Dairesi’nde kalan şehzade olarak bilinir. Tahtta hutbelerde adının “sultânü’l-berreyn ve’l-bahreyn” unvanıyla okunmasını istedi. Cülûsunun altıncı günü annesi Şehsuvar Vâlide Sultan Topkapı Sarayı’na getirildi. Ertesi gün Eyüp Sultan Türbesi’nde Şeyhülislâm’dan kılıç kuşandı ve 25 Aralık’ta hazineden çıkan cülûs bahşişi kapıkulları ve emeklilere dağıtıldı. Cülûs haberi Lehistan, Rusya ve Avusturya-Macaristan’a elçiler aracılığıyla iletildi. III. Osman’ın ilk icraatı, kendisiyle çalışacak devlet görevlilerini seçmek oldu. Saltanatı boyunca sadrazamlık ve üst düzey görevlerde kısa aralıklarla değişiklik yaptı; bu, sadâret makamının önceki padişah devrinde kazandığı ağırlığı azaltma çabası olarak yorumlanabilir. Döneminde altı sadrazam ve dört şeyhülislâm görev değişikliği yaşandı. Bu değişikliklerin perde arkasında padişahın güven duyduğu Dârüssaâde ağası Ebülvukûf Ahmed Ağa bulunuyordu. Tarihçiler, III. Osman’ın bu sık değişiklikleri garip meşrebine ve çevresindekilerin onun tarzına uyum sağlayamamasına bağlamaktadır. Saltanatının ikinci yılında annesi Şehsuvar Vâlide Sultan’ı kaybetti (27 Nisan 1756). Aynı yıl en büyük şehzade Mehmed de hastalıktan vefat etti. Bu dönemde Eflak, Boğdan ve Kırım gibi eyaletlerde önemli tayinler yapıldı. Kapıkullarının gider payı korunurken, cülûs sonrası altınlarda “İslâmbol” darphane işareti kullanılmaya devam etti ve Müteferrika İbrâhim Matbaası’nın faaliyetleri sürdürüldü. III. Osman’ın devrinde İstanbul’da iki küçük deprem ve bir sel felaketi yaşandı; şiddetli soğuklar ve dört büyük yangın şehirde tahribata yol açtı. Haliç’in donması nedeniyle halk karşıya yürüyerek geçti. Yangınlar sonrasında padişah ve sadrazamlar, tahribatı gidermek ve halkı korumak için bizzat ilgilendi. Anadolu ve Rumeli’deki eşkıyalık ve başı boş leventler, hac güzergâhındaki karışıklıklar ve vakıf yolsuzlukları III. Osman’ın ilgilendiği diğer meselelerdi. Halkın İstanbul’a göçü, kadınların giyim kuralları ve bazı sosyal yasaklar dönemin uygulamaları arasında yer aldı. Dış siyasette göreceli bir durgunluk gözlemlendi. Prusya Kralı II. Friedrich, Osmanlı ile ticaret ve dostluk antlaşması için girişimde bulundu. Fransa, Rusya ve Avusturya’nın ittifakı ve Yediyıl Savaşları dolayısıyla diplomasi dikkatle yürütüldü. Bu dönemde Osmanlı ile Danimarka Krallığı arasında dostluk, seyrüsefâin ve ticaret antlaşması imzalandı (1756-1757). III. Osman’ın sağlığı saltanat süresince sıkıntılıydı; midesindeki rahatsızlık yüzünden cuma selâmlıklarına katılmakta güçlük çekti. 28 Ekim 1757’de vefat etti ve cenazesi Yenicami’de Turhan Vâlide Sultan Türbesi’ne defnedildi. Kişiliği üzerine çağdaşı tarihçiler, onun rüşvet ve yalanla mücadele eden, ansızın karar verip sonrasında üzüntü duyan bir yapıda olduğunu belirtir. Hatt-ı hümâyunları nesih hattıyla güzel ve okunaklıdır. Cülûsu sırasında dört kadını ve ikballeri sarayda bulunmaktaydı. III. Osman’ın çocuğu olmamıştır; yaklaşık otuz yıl boyunca sarayda ve dışarıda doğum şenlikleri düzenlenmemiştir. Saltanatı boyunca başta Nuruosmaniye Camii ve Külliyesi olmak üzere pek çok hayır eseri inşa ettirdi. Üsküdar’daki İhsaniye semtinde yeni bir mahalle ve cami yaptırdı, Otakçılar Takyeci mahallesindeki Yanık Minare Mescidi’ni yeniden inşa ettirdi. Midilli adasında kale, cami ve hamam yapımı başlattı ve Ahırkapı’da ilk fener inşasını emretti. Ayrıca Hz. Peygamber’in “kadem-i şerîf”inin resmini Eyüp Sultan Türbesi’ne hediye ettirdi. Saray içinde de yeni odalar ve kendi adını taşıyan Köşk inşa ettirdi, Şimşirlik Dairesi’nde bahçe, fıskiye ve havuzlar yaptırdı. III. Osman’ın saltanatı kısa olmasına rağmen, hem iç idarede hem de mimari ve hayır işlerinde iz bırakan bir döneme sahiptir.   TEVHİD-İ EFKAR  - KAYNAK  -  HABER  - GAZETE  -  İÇERİK  -  Tevhîd-i Efkâr, Tevhidi Efkar, Tevhid-i Efkar

Adminator Kasım 24, 2025 0
Kızılay Web Banner 950X100